11 Temmuz 2016 Pazartesi

Kopsun kalemin göz yaşından süzülen damlalar…

“iman öyle bir nurdur ki,onun nuru,insanın bütün azalarına yayılmıştır.Fakat insanın azasından biri kesilirse,iman parçalanamaz olduğu için ordan kalbe gider.
İslam Allah’ı keyfiyetsiz olarak bilmektir.bunun yeri göğüstür.
İman Allah’ı Allah’lığı ile bilmektir.bunun yeri yürektir.Yürek te göğsün içindedir.
Marifet Allah’ı sıfatları ile bilmektir.bunun yeri gönüldür..gönül de kalbin içindedir.
Tevhid Allah’ı birliği ile bilmektir.bunun yeri sırr dır.sırr da Gönül’ün içindedir.
Bunlar Nur suresinin Nur ayetindeki Nur temsilini andırır.Bunlar dört gerdanlıktır ki,dördü de,birbirinden ayrı gayrı değildir.hepsi birleşince Din olurdur. imam maturidi akaid s. 15-16.’’
Kopsun kalemin gözyaşından süzülen damlalar…gönül dünyasının yitik yarınlarına yollansın  en taze nağmeler…Allah diye çarpsın kalpler.
Kalmadı gözlerde yaşlar.Sanmaki ağlamaktan ey bedbaht nefsim…hayır …kas katı bir kalbin kuruması bu….buz çölünde yol alan bir kalp sahibinin feryadı…kurban olduğum kalem…ismi Ahmet yazarken hıçkırıklara boğuldun…payıma düştü mü bir parça elde var sıfır…haydi dinle bak… yarana su serpsin ümidi ile ey gafil nefsim aç kalp gözünü dinle bak…

Sevgin doğru ise sevdiğine itaat eder sevdiğine benzemeye çalırsın.Sevdir bize sevdiklerini ey sevgili. Sevdir bize sevdiklerini ey sevgili. Sevdir bize sevdiklerini ey sevgili…

25 Haziran 2016 Cumartesi

Sokak hayvanlarini unutmayalim...havalar cok sicak...Bir avuc su da onlara kampanyasi....

Video ve görsellerinizi alin ve koşarak gelin...susuz kalmasin sokaklar....
  Eklenti ve yorumlariniz bir damla serinlik olur umarim...

Hz. ADEM ve son peygamber Efendimiz s.a.v soy agaci...

  Ve hikayesi devam edecek bu soy agaci yazi dizimizin....
  ama Efendimize geldiğimiz zaman artik kalem mürekkebi değil göz yaşını konustursun kalem tutayn eller...
  ama bende nerde...buz çölün de yol aliyorum ben...dili bağlı kalbimin...af edin ne olur...siz affedinki tüm insanlik af etsin...ve affa mazhariyet baslasin...O da c.c af etsin inşallah...

24 Haziran 2016 Cuma

peygamberler tarihi yazı dizisi....hz. şit (şis) a.s

ŞİT ALEYHİSELAM (ŞİS) KİMDİR ? KISACA HAYATI…

Evet hz Adem a.s ile başlayan ve kıyamete kadar devam edecek bir hayat hikayesi. ..neticesi tüm peygamber lerin müjdesi Kâinatın iftihar tablosu s.a.v efendimiz.
 İşte altin halkada 2.peygamber...
Şit Aleyhisselâmın babası, Âdem Aleyhisselâm, annesi de, Hz. Havva’dır.
Âdem aleyhisselamdan sonra gönderilen ilk peygamberdir.
Hâbil ile Kâbil arasında çıkan anlaşmazlık neticesinde Kâbil, Hâbil’i öld
ürünce, Allah Teâlâ, hazret-i Âdem’e, yeni bir oğul verdi.

Cebrail Aleyhisselâm, Hz. Havva’ya: “Allah, bunu (ŞİT’İ), sana Hâbil’in yerine verdi” dedi.
Âdem aleyhisselamın bütün çocukları ikiz olarak doğduğu hâlde, Şit aleyhisselam tek doğdu. Şit adı verilen yeni oğlun ismi İbrani’ce olup, Arapça karşılığı “Allah’ın hibesi” mânâsınadır. İsmine “Şis” de denilmiştir.
Hz. Havva, Şit’e hâmile olunca, alnında parıldamağa başlayan nur Şit’e geçti
Şît aleyhisselam, son peygamber Hazreti Muhammed aleyhisselamın nurunu alnında taşıyordu.
Adem (as.) Şît aleyhisselama şöyle vasiyet etti: “Oğlum! Alnında parlayan bu nur, son peygamber olan Hazreti Muhammed aleyhisselamın nurudur. Bu nuru mümin, temiz ve afif hanımlara teslim et ve oğluna da böyle vasiyet et.”
Onu evlatlarına reis yaptığı gibi, vefat edeceği sırada da bütün yeryüzünün halifeliğine tayin etti. Bu hususta vasiyette bulundu. Ayrıca ilâhî sırları bildirip, bütün ilimleri öğretti. Gece ve gündüz saatlerini ve her mahlûkun, Allâh’a, hangi saatlerde, ne gibi ibadetler yaptıklarını bildirdi. Vuku bulacak Tufan hakkında da, bilgi verdi.
Şit aleyhisselam Âdem aleyhisselamın öteki evlâtlarının hepsinden güzel ve faziletliydi. Suret ve sîrette yâni hâl ve yaşayışta tıpkı babasına benzediği için Âdem aleyhisselam onu diğer evlâtlarından çok severdi. Şit Aleyhisselâmın oğullarına da, Kabil oğulları ile evlilik bağlantısı kurmamalarını tavsiye etti.
Âdem aleyhisselamın vefatından sonra, Allah Teâlâ, Şit aleyhisselama peygamberlik verdi. Elli sayfa (forma) küçük kitap indirdi. Bu kitaplarda hikmet ilmi, matematik, sanayi bilgileri, kimya ilmi ve daha birçok şeyler bildirilmişti.

Şit aleyhisselam zamanında insanlar çoğalıp, her tarafa yayıldılar. Onlara Allah Teâlâ’nın emirlerini bildirip iman etmeye çağırdı.
Şit Aleyhisselâm; Allah’ı, takdis ve tenzihten geri durmaz, kavmine de; Allah’ın buyruklarına karşı sakınmalarını, Allah’ı, her türlü noksan, eksik sıfatlardan uzak tutmalarını ve daima iyi işler işlemelerini emrederdi.
Bunun için, Şit oğulları ve kadınları arasında ne düşmanlık, ne kıskançlık olur, ne kin tutulur, ne suçlama yapılır, ne yalan söylenir, ne de, boş yere yemin edilirdi.
Şit aleyhisselamın dininin esasları, Âdem aleyhisselamın bildirdiği dinin esaslarına uygundu. Şit aleyhisselam ekseriya Şam’da ikamet edip, insanlara, Allah Teâlâ’ya iman etmeyi ve emirlerine uymayı bildirerek tebliğ vazifesini yaptı.
Çadırlarda yaşayan halk, bazı tabii afetlerden çeşitli zararlar gördüler ve korunmak için zaman zaman mağaralara sığındılar. Bu durum Şit (As.)’a daha sağlam yapıların gerektiğini düşündürdü ve onu bu konuda çalışmalara yöneltti. Uzun, zahmetli ve azimli çalışmalar sonunda Şit (As).taştan dayanıklı binalar kurmayı başardı. Şit. (As) kendisine inananlar ile birlikte bu sağlam yapılardan inşa ettiler ve hep birlikte oraya yerleştiler. Bu yerleşme yerine El Firdevs köyü adını verdiler.

Şit aleyhisselamın çocukları ve torunları imar ettikleri şehirlerde yaşayıp, Allah Teâlâ’ya ibadet ve tâatle meşgul oldular. Gayet huzurlu bir hayat sürdüler. Aralarında düşmanlık buğz ve haset yoktu. Kötülüklerden, haramlardan ve isyandan uzak dururlardı.
Şit aleyhisselam, Şam’dan Yemen tarafına gidip, azgın ve sapık bir hâlde yaşayan Kâbil’in oğullarını Allah Teâlâ’ya iman ve ibadet etmeye dâvet etti. Fakat bu kavim, Şit aleyhisselamın dâvetini kabul etmeyip, sapıklıklarında ısrar ettiler. Şit aleyhisselam, onlarla savaş yaptı. Yemendeki bu azgın kavmin bir kısmını kılıçtan geçirdi, bir kısmını da esir aldı. Babası, Âdem aleyhisselamla veya kardeşleriyle Kâbe’yi balçık çamuru kullanarak taştan yaptı.
Hazreti Muhammed aleyhisselamın nuru, oğlu Enûş’a geçti. Şit aleyhisselam, oğlu Enûş’a, babası Âdem aleyhisselamın,  Hazreti Muhammed aleyhisselamın nuruyla ilgili olarak kendisine yaptığı vasiyeti yaptı ve Enûş’u yeryüzüne halife tayin ederek vefat etti.
Ömrünün dokuz yüz on iki, dokuz yüz elli, dokuz yüz sen olduğu şeklinde farklı rivayetler vardır. Peygamberliğininse, iki yüz seksen iki, iki yüz on iki, iki yüz kırk iki sene olduğu şeklinde değişik rakamlar rivayet edilmiştir.
Rivayete göre: Şit Aleyhisselâm da, Mekke dağlarından Ebû Kubeys dağındaki mağaraya gömülen Ebeveyninin yanına gömülmüştür
Ahlâk kitapları, Hz. Âdem (as)’in, vefatından önce oğlu Şît’e ve dolayısıyla bütün insanlığa beş maddelik mühim bir öğütte bulunduğunu kaydederler. Ders ve ibret dolu bu nasihatler şöyledir:

 “— Ey Şît! Oğullarına söyle:                                                          
1.    Dünyadan ayrılmayacaklarmış gibi bakmasınlar. Buradan bir gün göçüp gideceklerini düşünsünler.
2.    İnsanlara söyle, hiç kimsenin sözünü düşünmeden kabul etmesinler. Biraz düşünüp doğruluk derecesini incelesinler.
3.    Oğulların yapacakları işin sonunu iyi düşünsünler… Eğer ben yasak ağacın meyvesinden yerken, bu işin sonunu düşünseydim, başıma gelen gelmeyecekti...
4.    Bir işe başlarken içinde o işe ait bir endişe ve isteksizlik olursa, işi tekrar düşünüp, yeniden tetkik etsinler.

5.    Doğruluk derecesini kesin olarak bilemedikleri işlerde de bilenlere sorsunlar. Dürüstlüğüne inandıkları kimselerle yaptıkları istişare neticesinde, varacakları karara göre hareket etsinler. Eğer ben meleklere başvurup işimin sonunu onlarla konuşup karara bağlasaydım, başıma gelenlere katlanmak zorunda kalmayacaktım.

Peygamberler tarihi yazı dizimiz devam ediyor...

Birazda hz şit (şis) a.s yazı dizisi gelecek...dua ile..